Sevgili herkes,
Bugünkü yazımızın konusu, kişisel gelişime giden yolda karşılaştığımız aksaklıklar.
Biliyorum hepiniz, bir şeyler yapmak istiyor ama yapmak istediklerinizin belli bir kısmını gerçekleştirebiliyorsunuz. Bugün sizi diğer insanlardan ayıracak olan o şeyden bahsedeceğim.
Ağustos için bir takip formunu sizlerle paylaştım. Şu an her birinizin ortalama on hedefi var. Ve bu hedeflerin yarısını yapıp yarısını yapamıyorsunuz. Bu hedeflerin birkaçını ise çok çok iyi tamamladığınızı biliyorum. Size, sizi diğerlerinden ayıran şeyi öğreteceğim: Biyolojiniz üzerine düşünmek.
Şu zamana kadar size ilham olduğumu düşündüğünüz her şey kendi üstüme çok düşünmekle başladı. Sadece şu soru üstüne düşünmenizi istiyorum sizden; o hedefi neden gerçekleştirebiliyorsunuz da diğer hedefleriniz gerçekleşemiyor?
Bunun ben kendi başıma birkaç sebebine ulaşabildim. Olası sebepler;
*neden yaptığınıza dair bir fikre ulaşamamış olmak
*sizi getireceği yerin sizi tatmin etmeyeceğini düşünmeniz
*çevreden alınan negatif feedbackler
*negatif alışkanlık sirkülasyonu oluşturmuş olmak
*koşulların uygun olmaması
Şimdi bunu bir örnekle size açıklamak istiyorum. Örneğin spor yapmak ve ders çalışmak istiyorsunuz. Sporu düzenli olarak yapıyorsunuz ama ders konusunda bir türlü ilerleyemiyorsunuz. Ben bunu fark edince hep ‘ ders çalışmayı sevmiyor değilim, burada eksik olan başka bir şey’ diyorum. Motivasyon falan değil mesele, bir şeye ulaşacak kadar gözü karartmak motivasyon demek değilse tabi. Bir bakmışsın sporla alakalı beslenme programın var, yaptığın egzersizler belli, bir ay sonunda nerede olmak istediğin belli, sana nasıl hissettirdiği belli, e çevreye de kulağını tıkamışsın, yakın bir spor salonun da var.. Tüm koşulları çoktan yanlışlıkla bile olsa sağlamışsın. Ders çalışmaya gelince, hala hangi sınava çalışmak istediğine karar verememişsin, geleceğin belirsiz, tıpçılar için konuşuyorum yaşamak istediğin ülke bile ortada yok, etraftakiler de seni sürekli eee gelecekte ne yapacaksın diye darlıyor.. Tabii ister istemez o motivasyon bakterisinin üremesi için gerekli neme sahip ortamı yaratamamışsın.
Bu blogda yazılan her şey birbiriyle ilintili. Gerekli koşulları sağlamak için kararlılığa, çevreye kulak asmamak için özgüvene, her gün aynı şeyi yapabilmek için iradeye ihtiyacınız var. Ders programını yaratıp, evde uygun bir çalışma ortamı oluşturup, dışarıya kulağını tıkarsan ve masaya oturunca of ben bugün ne yapacağım diye düşünmek zorunda kalmazsan her şey akıp gidecek.
Tam tersi durumu düşünürsek de spor yaparken etrafındakilerin saçma yorumlarını dinlemezsen, belirli bir programın olursa, gideceğin yerin ulaşım, şahıs koşulları seni olumsuz etkilemezse seni durduracak bir şey olmayacak.
O sebeple zaten koyduğumuz hedeflerin yarısına ulaşıp diğer yarısına ulaşamıyoruz. Örneğin ben kitap okuma hedefimi tamamlamaya çalışıyorum ancak hiç gerekli ilerlemeyi gösteremedim. Sebebini çok iyi biliyorum. Sevdiğim kitabı bulamadım. Ya da İngilizce çalışma hedefimi iki ay sonunda oturtabildim çünkü sevdiğim uygulamayı bulmuştum. Bazen karşınıza istediğiniz şey bir anda da çıkmayabilir, yalpalamalar olabilir. Siz sadece aramaya devam edin.
Koşullarınızın üstüne düşünmeyi bırakmayın. Instagram kapalıyken fark ettiğim şey, reels izlemek yerine mayın tarlası ya da kelime oyunu oynamanın beynimi kesinlikle çok daha fresh tuttuğuydu. Bunu fark ettikten sonra İnstagram’a girmeyi azalttım. Böylece taze beyinle İngilizce çalışmak için de enerji harcayabiliyordum. Bunu hangi madde için söyledim: negatif alışkanlık sirkülasyonu oluşturmak. Gelin bu maddeyi biraz daha açalım.
Yıllar önce Atomik Alışkanlıklar kitabı ile kendime kattığım o muazzam bilgiyi sizlerle paylaşmak istiyorum: Bir alışkanlık yaratırken öncesi ve sonrası alışkanlıklarınız da önem arz ediyor. Eğer mutsuzluğunu yemek yiyerek bastırmaya çalışıyorsanız ve o şekilde kendinize mutluluk katıyorsanız beyin size şunu diyor: Mutsuz olunca yemek yersem kendimi iyi hissederim. Ve ben tam bu satırları okurken üniversite zamanlarımda şunu keşfediyorum: Her stresli olduğumda fitness’a gittiğim için yanlışlıkla doğru şeyi yaparak spor bağımlısı olmuşum. Sporu sevdiğim için değil, alışkanlığı doğru yere yerleştirdiğim için.
Şimdi de Instagram açıkken sonrasında herhangi bir şey yapamıyorken, kapandıktan sonra kendimi kelime oyunları, düşünmemi gerektiren oyunlar sayesinde sonraki aktiviteme hazırlamışım aslında ama fark etmemişim. İnsan o kadar biyolojik bir canlı ki gün içinde kendimizi çok önemsediğimiz için belirli oranda bilincimizin olmasını çok değerli görüyoruz. Ancak o iki parmakla kendimizi küçültüp koskoca dünyaya kuş bakışı bakınca hepimizin alışkanlıklarının, amaçlarının, yaşam stillerinin çok da birbirinden farklı olmadığını fark ediyoruz.
Düşünün.
Yorum bırakın