Hazır DHY de yaklaşıyorken herkesin aklında bu sorunun olduğunu biliyorum.
Arkadaşlarım ilk zorunlu tercihlerini yaparken benim Foça yazmam hafif bir sansasyon yarattı çünkü gelme ihtimali çok düşük bir yer ve ben biraz ‘kaçık’ biri olduğum için ve DHY tercihlerimizi yaparken Norveç’te olduğum için (o esnada 7 ülke gezmekle meşguldüm) tercihleri yapıp çıktım. Hatta DHY uygulamasına bildirmediğim için tercih yapan arkadaşlar bana sinir bile olmuş olabilirler. Ancak o kadar da umrumda değildi tercihler, o sebeple risk alarak yazdım.
Letonya’da bir trenin içinde sonuçları öğrenince ve adımı görünce çok rahatlamış hissettim. Foça benim Ege’de okurken İzmir’de en beğendiğim yerdi. Hala da öyle. 7 kişi tercih etmişti ve 6’mıza çıkmıştı. Sanıyorum son anda birileri gelmeme ihtimalini düşünerek tercihlerini sildiler. Benim ikinci tercihim Gökçeada, üçüncüsü ise Ağrı idi. Üçe kesinlikle gelecek olan bir yer yazmak gerekiyordu, o sebeple Ağrı maaş ve çalışma koşullarından ötürü mantıklı bir tercih olacaktı.
Foça geldikten sonra, yurt dışından dönüp bir hafta içinde ev tuttum. Foça’da evler genel olarak çok eski ve kiralar, o evlere göre pahalı. Ve birçok ev de sezonluk olarak veriliyor. O sebeple çoğu arkadaş uzaktan gidip geliyordu. Ancak ben Foça’yı sevdiğim için orada bir süre yaşama fikrine çoktan ısınmıştım.
Foça evlerinin şöyle birkaç sorunu var; ısıtmak neredeyse imkansız. Nem problemi çok oluyor. Kışın Foça çok boş kalıyor, arkadaşınız yoksa yalnız kalma fikrine alışmanız gerek.
Ancak iyi tarafları da her yeriniz deniz dolu, aralıktan itibaren denize giriyorum. Evet, deniz sezonunu yılbaşında açtım.
Foça’nın birkaç diğer negatif kısmı ise, yemek sipariş edebileceğiniz uygulamaları unutun. Arayıp birkaç yerden sipariş edebilirsiniz. Büyük mağazalar sadece Gratis, Migros, Carrefoursa, Eve Shop.
Yemek içinse güzel yerleri olsa da yine siparişi birçoğu getirmiyor. Pizza ve şarap için Kirke ve Kavala, hamburger için Oscar, bar olarak Miço ve gympizza için Pizza Kulübü benim favorilerimden. Hastaneye sadece En Gözde ve Pizza Kulübü’nden yemek söylüyordum ben. Bir de Tokatlı Kardeşler var, oradan da sık sık tavuk ve köfte pilav söylüyoruz.
Foça kışın tam bir emekli yeri. Çok fazla genç nüfus yok. Hastanede de aynı şekilde. Kışın ortalama 100, yazın ortalama 300 hasta baktığımız minik bir kasaba olarak düşünebiliriz. Acil tıp uzmanımız yok, diğer bölüm uzmanlar akşamları icapçı olarak kalır. Genel olarak tek başınıza hasta baktığınızı düşünebilirsiniz. Kırmızı da dahil.
Bu durum beni ilk başlarda çok zorluyordu, tüm sorumluluğun sende olması gerçekten çok stresli bir durum. Sonraları bu duruma biraz daha alıştım ancak yine de sorumluluk için biraz daha zamana ihtiyacım olduğu için TUS ile başka bir asistanlık yazdım.
Çalışma ortamı olarak beğenmeyeceğiniz bir yer değil. Çok düzensiz bir hastane evet, bu kadar az sayıda hasta bakmanıza rağmen çok yorulacağınız bir hastane evet. Ancak çalışma arkadaşları olarak sizi motive edecek bir yer diyebilirim. Herkes herkese zor durumunda yardımcı olur, en kötü mental destek sağlar. Kırmızı bir hasta geldiğinde birbirimizi hiç yalnız bırakmayız ve birlikte üstesinden gelmeye çalışırız. Hemşire ekibimiz inanılmaz bilgili, çoğu şey siz düşünmeden çoktan size sunulur.
Maaş olarak o kadar düşük alıyoruz ki çalışma anlamında beni en çok motive etmeyen şey olarak bunu söyleyebilirim. Diğer hastanelerin neredeyse %40’ı kadar az alıyoruz.
Hastanede kendimize özel odalarımız var. Birinde bir yatak, diğerinde iki yatak var. Nöbete iki doktor kaldığımız için bol bol yetiyor diyebilirim.
İlk başladığımızda sadece acilde doktorluk yapıyorduk ve üç kişi kalıyorduk. Sonraları yoğun bakıma da bizi verdiler ve doktor sayımız ikiye düşerek nöbet sayımız sekizden ona çıktı. Sonra yoğun bakım bizden alındı ve bu sefer de evde bakım ve Yeni Foça’daki semt polikliniği bize verildi. Şu anda aktif olarak 7 nöbet tutsak da arada bir evde bakım ve Yeni Foça poliklinik mesaileri eklenebiliyor.
Hastanede her tetkik tabii ki yok. Hemogram, biyokimya, tit, röntgen ve tomografimiz var. Troponin bakabiliyoruz, d-dimer bakamıyoruz. Kontrastlı tomografi istenebiliyor ama genelde istemiyoruz. MR yok.
Nöbet ayarlamak bizim hastanemizde çok kolay ve boşluklar gözetilerek ayarlanıyor. İsterseniz bir haftadan fazla boşluk bile bırakabilirsiniz. Böylece tüm tatil ayarlamalarınız gerçekleşebiliyor.
Dörder saatlik shiftlerle çalışıyoruz. Gündüz ve gece bu şekilde devam ediyor. Örneğin ben nöbete 9.00’da başladıysam 13.00’da bırakıp, diğer shifte saat 17.00’da geçiyorum. Sonrasında 21.00’da bırakıp 01.00’da diğer shift için tekrar geliyorum. Ve çalışma zamanım 05.00’da bitmiş oluyor ve dinlenmeye geçiyorum.
Nöbetlerimizin 09.00-09.00 arasında olduğunu da bu şekilde belirtmiş olayım.
Sanırım her şeyi belirttim. Sorunuz varsa yorumlarda belirtin, cevaplayıp herkesi bilgilendirmiş olurum.
Yorum bırakın