Arkadaşlar, 2025’in başlarını hatırlıyor musunuz?
12 haftalık yıl ile ilk tanıştığımız zamanlar… Neredeyse süreci bitiriyoruz. Bu 12 ayı, 12 haftalık yani 3 aylık süreçlere bölüp her 12 hafta için ayrı hedefler koymuştuk kendimize. Süreç benim için gayet iyi ilerledi, umarım sizin için de öyledir. Ulaşamadığım hedeflerim için seneye görüşürüz diyorum ya da zaten o hedeflere yönelik isteğim kalmadığından yarı yolda ayrılıyoruz.
Peki nedir bu sistemin artıları?
12 haftalık yıl ile senelik plan yapmaktan kaçındığımız için aslında yeterince stres faktörümüz oluyor gerçekleştirmek için. Bir senede ölen heves, 12 haftada ölemiyor ve bir şeyleri yetiştirmek için bazı koşullarda acele bile etmeniz gerekiyor. İradeyi sürekli tavanda tutuyor.
Bir senelik planların neredeyse yarısı yolun ortasına bile gelemeden ya değişiyor ya da artık canın onu yapmak istemiyor. Ancak 12 haftalıkta zaten kısa vadeli planlar yaptığın için değişen planlar çok az oluyor.
Ben bu sistemi nasıl kullanıyorum?
Benim birkaç yolum daha var. Örneğin 12 haftalık plan yapınca, bunun öncesini ve sonrasını yazıyorum. Yani şu an nasıl biriyim ve 12 hafta sonra nasıl biri olacağım planını. Hedeflerim sadece elle tutulur başarılar değil, karakteristik ve daha soyut başarılar da oluyor. Kaç tane kitap okuduğumdan ziyade bazen köreltmek istediğim bir huyum için de kullanıyorum. Ayrıca onu da somutlaştırarak nesnel zemine yatırınca o özelliğimin gelişip gelişemediğini de daha objektif bir şekilde görebiliyorum.
Eksileri neler?
Her zaman olduğu gibi bu sistemde de sene sonuna doğru biraz aksamalar oluyor. Canının bir şey yapmak istememesinden ziyade baştaki gibi hevesin kalmıyor.
Neler değiştirilebilir?
Değiştirilebilecek olan şey aslında bence çok net: Çok hedef koymamak ve daha net hedefler koymak. Sistemin ilk senesinde yani ilk üç ayında on tane hedefin kalınca son seneye gelince ben şimdi ne yapacağım oluyorsun. Hedefleri dağıtmak ve onların yeni olmasına özen göstermek önemli. İlk sene bir ayda on kitap okuma fikri ilgini çekerken, son sene o fikri zaten sürekli gördüğün için yapma motivasyonun kalmıyor. Belki onu sayı olarak değil de isim olarak yazmak daha mantıklı ve merak uyandırıcı olabilir.
Motivasyon sağlayan şeyleri yapmaya uzun senelerdir devam ediyorum ve bana göre 12 haftalık yıl bunlardan en mantıklı olanlarından biri. Anın daha çok farkında olmanızı ve süreci daha başarılı yönetmenizi sağlıyor. Benim en sevdiğim bir başka kişisel gelişim yöntemlerinden birini size bir sonraki yazıda anlatacağım.
Geçen sene sizden birine bir ajanda hediye etmiştim, bu sene de yine aynı şekilde eğer Almanya ile ilgili olaylardan ötürü aklıma gelirse -dediğim gibi çok unutkanım- size bir ajanda hediye edeceğim.
Başarılı hayatlarınıza daha da başarı katmayı çok seviyorum, bu hayat çok yaşanılası ve her şeyin en iyisini hak ediyorsunuz.
Sevgiler..
Yorum bırakın