Hayata geniş bir pencereden bakmaya çalışmayı, düşünmeyi, üretmeyi, yazmayı ve crème brûlée'yi seviyorum. Ha bir de doktorum ve Almanya'ya taşınma sürecimi konuşuyorum.

Sadece Kazanacağına İnanan Savaş Başlatır

M*tivasyon konuşmacılarının hiçbiri senden daha başarılı değil. İnsanların, onlara yönelik komik bir yanılgısı var: Hayatta her şeyi başarıyor. Hayır aslında, hayatta her şeyi başarmıyor; aksine muhtemelen senden daha çok başarısızlığı var. Buradaki konu zaten savaşı kazanmak değil, savaşı başlatmak.

Hayatında başarılı insanları görmeyi seven biri olarak uzaktan baktığımda hepsinin sevdiğim bir ortak noktası var: Başlatabilme cesareti.

Sana cesaretimden bir örnek vermek istiyorum. Başarısızlık sonucu başarı örneği.

Tıp fakültesinden mezun olduktan sonra Almanca sınavı için çalışmam gerekiyordu. Almancama da çok güveniyorum ancak nedense bir türlü sınav tarihi almak içimden gelmiyordu. İlk sınav tarihimi aldığımda o sınavı geçemedim. B2 olduğumu bildiğim halde C1 sınavı için Termin almıştım ve başarısız oldum. Başarısız olmanın garip bir korkusu yüklenmişti içime. Aylar sonra ikinci sınav için tekrar Termin aldım. Ve bilin bakalım ne oldu? Gitmedim. Çünkü nedense C1’i geçemeyince içime bi’ dert oldu, sonraki sınavların hiçbirini geçemeyeceğimi düşünmeye başladım. Kaldı ki muhtemelen geçecektim. B2 için Almancama çok güveniyorum.

Savaşı tam başlatamamıştım. Kazanacağına güvenen o savaşı başlatır çünkü. Sonraki Termin’de sınav benim için mükemmele yakın geçmişti. Korkunç derecede iyiydim, hatta bu iyilik neden önceki sınava gitmedim diye kendime biraz da olsa kızmama neden oldu. Bir şeylere adım atmak benim için bir savaştı. O metafor hoşuma gidiyordu. Savaşı kimler başlatır, kazanacağına inananlar. Sonucunda kaybet ya da kaybetme fark etmez, kazanacağına olan inancın seni ileri taşıyor.

Şu an hayatımıza baktığımızda çoğumuzun her şeyi s*ktir edip başka bir ülkeye taşınmamasının bir sebebi var aslında: kazanacağına olan inancın yok. O yüzden içimizden çoğu Almanca öğrenmeye başlayamıyor, başka bir ülkeye taşınamıyor, hayatını değiştiremiyor.

Hayat amacı, yaşayış biçimleri ile alakalı, m*tivasyonla alakalı tonlarca şey okuyoruz. Okurken aslında dönüp kendimize baktığımızda, bizi neyin harekete geçirdiğini anladığımızda, ulaşmak istediklerimiz bizim için artık hedef bile olmuyor. Öylesine gittiğin bir yolda topladığın çiçeklere dönüşüveriyor. Sosyal medya bize, başarıya giden yolu o kadar dolaylı yoldan anlatıyor ki, sanki sen bunu yapamayacakmışsın gibi geliyor. Evet yapamayabilirsin, ben de yapamadım. Ama o savaşı başlatmak bile senin hayatında oldukça fazla şeyi değiştiriyor. Beş defa kaybedersin, on defa kaybedersin ama eğer başlatabilme gücün varsa o savaş eninde sonunda kazanılıyor.

Yorum bırakın