Hayata geniş bir pencereden bakmaya çalışmayı, düşünmeyi, üretmeyi, yazmayı ve crème brûlée'yi seviyorum. Ha bir de doktorum ve Almanya'ya taşınma sürecimi konuşuyorum.

Fark Ettiklerim

Benim zamanında fark etmek adında bir sitem vardı, şu an o siteyi gizledim ve sadece ben görebiliyorum. Sitenin adını birkaç kez değiştirdim ve sonunda o büyülü kelimeyi buldum: fark etmek.

Kelimelerin hayatıma etkisini düşünmeyi seviyorum. bu yolla kendimi analiz etmeyi ve bu kullandığım kelimelerin beni nereye götürdüğünü görmeyi de seviyorum. Bu kelimeyle de yolum bu süreçte kesişti.

Mesela inanmak kelimesini bir süre çok anlamsız bulduğum için hayatımdan çıkarmıştım. Çünkü bir şeye inanmadığımı düşünüyordum. Sonra bu derealizasyon sürecinde -bunun karşıtı belki de gerçekten psikiyatrik anlamda derealizasyon değildir ancak ben bunu o farkındalığın getirdiği dünyadan sıyrılma olarak kullanmaya devam etmek istiyorum- kafam karışarak inanmaya yönelik bakış açımı algılayamamaya başladım. Sonrasında fark ettim ki tüm dünya inandığımız şeyler üzerineymiş çünkü herkes kendine bir inanç penceresi çizmiş ve her şeyi o pencereden görmeye başlamış. Nasıl biri olduğuna inanıyorsan öyle yaşıyorsun, nasıl biri olduğuma inanıyorsan öyle görüyorsun beni aslında. Bu şekilde bu kelimeyi tekrar aldım hayatıma.

Örneğin bir zamanlar küfürü hayatından tamamen çıkarmış bir insandım çünkü kadın erkek ilişkilerine ve bireylere bakış açım daha farklıydı ve küfürü gerçekten yanlış buluyordum. Sonra argo kelimelere bakış açım değişmeye başladı çünkü yine her şey gözümde çok beşerileşti ve kadın ve erkek denen şeye, kurallarına, hayat tarzlarına bakışım değişti ve bir gece ansızın tekrar küfürü hayatıma aldım.

Farkına varmak söz öbeği hayatımdan hiç çıkmadı ve hala beni bulunduğum anlandan en çok çıkaran öbek olduğunu düşünüp sık sık kullanırım.

Bu yazıyı buraya kadar yazma sebebin aslında sizde bir farkındalık oluşturmak: farkına varıyoruz. Sürekli olarak bir şeylerin farkına varıyoruz ve farkına vardıkça varılacak çok daha fazla yerin olduğunu fark ediyoruz. Ve o yerlerin sadece olduğunu bile fark etmek, fark ettiklerimizin sayısını artırdığı için bile farkındalığımızı artırıyor. Bu çok güzel bir döngü.

Ben bu hafta, odak süremin yeni bilgiyi almak için -tıp dışı- çok kısaldığını fark edip -bilmem kaçıncı kez- bir kitap okuma eylemine giriştim. Kısa bilgileri alabilme becerim uzun bilgiye gelince adeta kabızlaşıyor. Bunu fark etmek hemen başka bir yol açtı: odak süremi nasıl artırabilirim yolu.

İşte bu öbeğin en sevdiğim kısmı, eğer bir defa bir şeyin farkına varırsanız önünüzde başka farkına varılması gereken başka bir yolun açılıyor olması. Siz de mesela bu durumun farkında değilseniz ve bu yazıyla beraber farkına varırsanız yeni bir yolunuz açılacak: ben neyin farkına vardım yolu.

Gelişimin basamak gibi olması bence bu sebepten. Çünkü o soruya cevap vermezseniz önünüzdeki diğer yol asla açılmıyor ve atlamalı gidemiyorsunuz. Belki eğer şanslıysanız bir basamak atlarsınız. Bakın bu da farklı bir farkındalık.

Bu haftanın başka farkına vardığım noktalarını Youtube’da anlatacağım. Eğer hiç bakmadıysanız bence videolara bir göz atın. Ben bu süreçte basamak atlamayı ya da birkaç şeyin de olsa farkına varmayı seviyorum.

Nice farkına varmalara. Birkaç gün içinde Youtube’da görüşmek üzere.

Yorum bırakın