Hayata geniş bir pencereden bakmaya çalışmayı, düşünmeyi, üretmeyi, yazmayı ve crème brûlée'yi seviyorum. Ha bir de doktorum ve Almanya'ya taşınma sürecimi konuşuyorum.

Gösteriş Dünyasında Gösterişsiz Biri Olmak

Bugün biraz sizlerle daha derinden sohbet ettiğimi düşüneceğim bir yazı yazmak istedim. Aslında bu bir fikir uçuşması yazısı, önceden üstüne düşünülmedi ancak ara ara zihnime uğrayan sisli ifadeler gibi olduğundan bu sisi dağıtıp ardında ne var bakmak istiyorum.

Sosyal medyada insanların ‘ben en büyüğüyüm’ paylaşımları hep dikkatimi çekiyor ve bunlar genelde diğer insanları büyüleyen ve hem takipçi sayısını hem de videoya gelen etkileşimleri artıran videolar bunlar. Nedir bu ben en büyüğüyüm videoları; en iyi ev benim, en süper ilişki bende, en çalışkan insan benim. Hep bi en’i gösterme çabası. Bu büyüklük görünce beni şaşırtıyor ancak ben de akıma kapılıp birkaç tane de olsa böyle video attım ve dün gönderilerime bakarken beni çok rahatsız etti.

Çünkü beni biraz tanısanız ben hayatında HİÇ ego barındırmayan ve hayatımda sahip olduğum şeylerin beni, bizzat beni, üst konuma taşıdığını düşünen ancak diğer insanlardan da farklı bir yere koyduğunu düşünmeyen biriyim. Hatta derin düşününce insanlar nasıl kendilerini bu kadar önemli görebiliyorlar anlamakta zorluk çekiyorum.

Sonra sosyal medyayla çok daha fazla haşır neşir olmaya başlayınca, sosyal medyada tutan şeyin diğer insanlara kendilerini kötü hissettirmek olduğunu da gördüm. Çünkü çoğunlukla takip ettiğimiz kişiler, ya kendimize ruhen yakın hissettiğimiz ya da asla o hayata erişemeyeceğimizi düşündüğümüz kişiler oluyor.

Ben de mesajlarımdan anladığım üzere, beni çok üst seviyede gören ve benim gibi olmak isteyen bir kitleye de sahibim. Bu gerçekten çok ilginç çünkü benim hayatım boyunca hiç rol modelim olmadı. EVET ONUN GİBİ OLMAK İSTİYORUM dediğim kişi yok.

Bu genelliğin içinde özelleşmek çünkü. Sen evet sıradan birisin ancak sıradan biri olarak bir özelliğin de mevcut. Diğer sıradanlardan farklısın. Herkesin sıradanlığı kendine.

O yüzden sosyal medyada gördüğümüz insanları beynimizde farklı bir yere konumlandırırsak, asla o fiziklere erişemeyecek, asla o yemeklerden yiyemeyecek ve asla gittikleri yerlere gidemeyeceğiz ve bu bizi uzun vadede ancak daha kötü hissettirecek.

O sebeple birini takip ettiğinizde onun gibi olmak için değil de başka nedenler bularak takip etmelisiniz.

Sosyal medya, sizi olduğunuzdan kötü hissettirerek onlarca ürün satar. Bunlar kıyafet olabilir, daha ince gözükün diye. Makyaj malzemesi olabilir, daha bakımlı durun diye. Ancak sizin dahanız kendi içinizde.

Kendi içinize dönmeniz dileğiyle.

Yorum bırakın