Hayata geniş bir pencereden bakmaya çalışmayı, düşünmeyi, üretmeyi, yazmayı ve crème brûlée'yi seviyorum. Ha bir de doktorum ve Almanya'ya taşınma sürecimi konuşuyorum.

İş Arama Süreci: Almanya’da Doktorluk

Sevgili okurlar, merhabalar. Aslında anketimizde Almanya’da başıma gelen olumsuzluklardan konuşacaktık ama ben kendimi şu an daha çok bu konuyla haşır neşir hissettiğimden bugün bundan bahsetmek istedim. Umarım keyifler yerindedir, seçeneklerimizi artırmaya devam ederken keyifsizlik hiç çekilmez çünkü.

Benim son zamanlarda açıkçası pek enerjim yok, sosyal medyayı da influencer olmak için değil size bir şeyler katabilirim diye kullandığımdan bir şey paylaşmamamdan anlaşılmıştır belki. Gerçi sürecim şu an durağan o sebeple de bir şey paylaşmıyorum ama iş başvuru süreci çok sıkıcı geçiyor. Sıkıcı geçmesinin sebebi ortopedide herhangi bir iş bulamamış olmam. Ve artık sevmediğim yerlerde durmaktan çok sıkıldım, hatta ortopediyi de ne kadar sevdiğimi orada göreceğim üstüne düşünmek çok istemiyorum çünkü tıpın herhangi bir dalı bana eşit derecede can sıkıcı geliyor 😀

Ortopedi yerine psikiyatriye başvurmak seçeneklerden biri, yani psikiyatride çalışmak istiyor muyum çok emin değilim. Ancak nöbet sayısının azlığıyla beni kendine çekmedi değil. O yüzden başta orada çalışmaya o sebeple okay oldum.

Bir diğer açıdan ben bu kıdemli asistan muhabbetini anlamadım gitti. Tamam ameliyata girmedim de travma hastası yönetebilirim yani. Al geç ameliyatı da bir şekilde hallederiz çok kasıyorsunuz diyesim geliyor. 3 sene deneyimli ortopedi asistanı seni ne yapsın acaba?

Bir diğer şey artık TELC’e olan güvensizlik ve benim TELC B2 belgemin olması. Goethe alma kararı aldım tekrar, şu sıra ona hazırlanıyorum. Bu sürecin en tat kaçırıcı kısmı ise şu, sene başında öğrenmeye başladığım Norveççe’ye yine ara vermek zorunda kalmam. Ne zaman öğrenicez kardeşim şu dili?

Goethe belgesini Almanya’ya gitmeden alırım diye düşünüyorum.

Aklınıza takılan bir şey varsa yazınız lütfen.

Yorum bırakın